Back
21 Ara 2025
Markalar Anlatıyor. İnsanlar Dinlemiyor.

M. Oğuzhan Özdemir
İletişim Arttı, Etki Azaldı
Bugün markalar her zamankinden daha fazla içerik üretiyor. Daha çok platform, daha çok format, daha çok mesaj. Ancak bu yoğunluk, beklenen karşılığı üretmiyor. Çünkü iletişim hacmi artarken, dikkatin değeri azalıyor.
Sorun görünürlük değil.
Sorun, anlatılanın karşılık bulmaması.
Tüketici Davranışı Değişti
İnsanlar artık markaların ne söylediğini takip etmiyor. Kimin söylediğine ve nasıl söylediğine bakıyor. Kurumsal dil, planlı mesajlar ve tek yönlü anlatım güven üretmiyor. Tüketici, kendisine benzeyen, deneyim paylaşan ve doğal olan içeriklerle bağ kuruyor. Bu değişim, influencer ve UGC yaklaşımını da kökten dönüştürüyor.
Etki, Kitleyle Değil Güvenle Oluşur
Büyük kitlelere ulaşmak artık tek başına bir değer değil. Etkili olan, doğru kitleyle anlamlı bir bağ kurabilmek. Bu bağ; samimiyet, gerçek kullanım deneyimleri ve tutarlılıkla oluşur. Bu nedenle birçok yüksek erişimli kampanya görünür olur ama iz bırakmaz. Buna karşılık daha küçük, daha odaklı sesler gerçek etki yaratır.
Yeni Influencer Yaklaşımı
Bugün influencer stratejisi, “kim daha çok kişiye ulaşır” sorusuyla kurulmaz.
Asıl soru şudur: Bu kişi, hedef kitle için güvenilir bir referans mı?
Etkili çalışmalar; markayı merkeze almaz, deneyimi öne çıkarır. Mesajı dayatmaz, temas kurar. Kısa vadeli görünürlük yerine uzun vadeli güven üretir. Bu noktada influencer bir mecra değil, iletişimin kendisi hâline gelir.
Sonuç
İnsanlar artık markaların ne söylediğine değil, kimin deneyimini paylaştığına dikkat ediyor. Bu nedenle etki, yüksek sesle anlatılan mesajlardan değil; güven veren, doğal temaslardan doğuyor. Markalar için kalıcı değer, konuşmaktan değil dinlenir hâle gelmekten geçiyor.
M. Oğuzhan Özdemir
Share this post




